Sağlıkta Şiddeti Protesto Edip, Dur Demek için Mehmet Akif İnan Devlet Hastanesi Önünde Basın Açıklaması Yaptık.

Türkiye genelinde Türk Tabipler Birliğinin her ilde yapılması çağrısıyla düzenlediğimiz basına açıklamasına SES Urfa Şubesi, Türk SağlıkSen Urfa Şubesi, DHG, ŞUAHED, Urfa Barosu, Eğitimsen Urfa Şubesinin katılımlarıyla gerçekleştirdik. Katılan bütün kurumlara desteklerinden ve katılımlarından dolayı teşekkür ederiz.

Basın açıklamasında Sağlıkta şiddetin çözüm adresi Sağlık bakanlığı olarak gösterilmiş, sağlıkta şiddet yasasının bir an önce çıkarılması ve hastanelerdeki güvenlik problemlerinin en kısa zamanda çözülmesi gerektiğini dile getirilmiştir.

Basın açıklamısı sonrası, Sağlıkta Şiddete karşı sloganlar atılarak sonlanmıştır.

Basın Açıklması:

 

ARTIK YETER! SAGLIKTA ŞİDDET SONA ERSİN

 

17 Temmuz günü Şanlıurfa'da Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Acil Servisi'nde görevli olan Dr. Bahattin Ahmet Yalçın, bir hasta yakını tarafından başına sert bir cisim vurularak darp edildi. Meslektaşımız halen yoğun bakımda tedavi görmekte olup hayati tehlikesi devam etmektedir.

 

Türk Tabipler Birliği, uzun yıllardır sağlıkta yaşanan şiddetin nedenleri, şiddete karşı alınacak önlemler konusunda kamuoyunu bilgilendirmekte, yöneticileri şiddeti durdurmak için sorumluluk almaya davet etmektedir.

 

Bütün bu çabalarımıza rağmen, Dr. Ersin Arslan, Dr. Kamil Furtun ve Dr. Aynur Dağdelen'in öldürülmeleri ve nice şiddet olayı ile siyasal iktidarın sağlıkta hiçbir adım atmadığını üzülerek görüyoruz. Gelinen aşamada sağlıkta şiddet sağlık hizmet sunumunun hemen tüm aşamalarında yaygın ve ciddi bir sorun haline dönüşmüştür. Sağlık kuruluşlarında her gün ortalama 30 şiddet vakası yaşanmaktadır. Özellikle acil servisler şiddetin kol gezdiği, sağlık çalışanlarının kendilerini emniyette hissedemedikleri, sağlık hizmetini güvenli ortamlarda veremedikleri yerler haline gelmiştir.

 

Bu sorun, bir yandan hekimlerin ve sağlık çalışanlarının can güvenliğini tehdit ederken aynı zamanda sağlık hizmeti sunumunu da engeller hale dönüşmüştür. Bu durum; sürdürülebilir, kabul edilebilir, katlanılabilir değildir!

 

Elbette sağlıkta şiddetin toplumsal etkenleri vardır ve bunlar giderilmedikçe sağlık kuruluşlarını tam olarak güvenli ve huzurlu yerler haline getirmek olanaklı değildir.

 

Kuşkusuz, her yıl nüfusumuzdan fazla sayıda acil servis başvurusu olmasının ve bu kışkırtılmış acil sağlık talebinin eldeki hizmet olanaklarıyla tam olarak karşılanamamasının, yurttaşların sağlık hizmet beklentisinin yapay biçimde yükseltilmesinin gelinen tabloda katkısı büyüktür.

 

Ancak, açık olarak görülen bir başka gerçek, kamu idaresinin sağlık kuruluşlarının ve sağlık çalışanlarının güvenliğini sağlamak için alınası gereken özel önlemleri de almadığı veya bunların yetersiz kaldığıdır.

 

Bu nedenle, Türk Tabipleri Birliği'nin defalarca dile getirdiği sağlıkta şiddeti önleme yasasının bir an önce çıkarılarak şiddet uygulayanlara hapis cezasının yasalaşmasını bir kez daha talep ediyoruz. Bu öneri Türk Ceza Kanuna bir ek maddeyi kapsamaktadır. Bu ek madde ile:

 

"Kamunun Sağlığına karşı suçlar: Sağlık hizmetini Engelleme:

  • Sağlık kuruluşlarında çalışan sağlık personeline karşı, sağlık hizmeti sunumu esnasında veya verilen sağlık hizmetinden kaynaklanan nedenlerle cebir, şiddet veya tehdit kullanan kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Bu filler sonucu sağlık hizmeti kesintiye uğramış ise yukarıdaki fıkraya göre belirlenen ceza yarı oranındaartırılır.

 

Sağlık kuruluşlarında meslektaşlarımızın güvenliğinin sağlanması için caydırıcı ve önleyici gerçekçi önlemlerin ivedilikle hayata geçirlmesi gerektiğinin altını çiziyoruz.

Saygılarmızla.