TTB Pratisyen Hekimler Kolu Toplantısı Ankara'da Gerçekleştirildi.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Pratisyen Hekimler Kolu toplantısı 11 Mayıs 2019 Cumartesi günü Ankara'da gerçekleştirildi. Toplatıya Şanlıurfa Tabip odası adına Dr. Kemal Yüksekkaya ve Dr. Rohat Benek katıldı.

TTB PRATİSYEN HEKİMLER KOL TOPLANTISI

11.05.2019

ANKARA

TTB Pratisyen Hekimler Kolu 8 odadan 13 hekimin ve TTB Merkez Konseyi Genel Sekreterinin katılımı ile 11 Mayıs 2019 Cumartesi günü Ankara Tabip Odası toplantı salonunda aşağıdaki gündem ile toplanmıştır.

  • Açılış
  • PHK Yürütme Kurulunun ve Merkez Konseyinin sunumu
  • Oda ve İl Komisyon Temsilcilerinin sunumları
  • Acil Sağlık Hizmetlerinin durumu ve çözüm önerileri
  • 1.basamak sağlık hizmetlerinin durumu ve çözüm önerileri
  • 1.basamakta mesleki eğitim durumu
  • Atanmayan hekimlerin durumu
  • Gelecek PH Kol Toplantısının tarih ve gündem önerileri

Toplantı açılış konuşması ile başlandı ve kolun ortak kararı ile TTB MK üzerinde giderek artan baskı ve yıldırma politikalarının ret edilmesi kararı alındı. Pratisyen Hekimler Kolu olarak, TTB Merkez Konseyimize yargı yolu ile yapılan baskı ve yıldırmaları kabul etmiyor, bu baskı ve yıldırmaların tüm camiamızı hedef alındığı tespitine dikkat çekiyoruz.

Türk Tabipler Birliği 2016 – 2018 Merkez Konseyi üyelerinin “savaş bir halk sağlığı sorunudur” açıklamasından dolayı örgütümüze ve yöneticilerinin yargılandığı davada Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçecek olan utanç verici bir karara imza attı. 1 Eylül 2016 tarihli “Bu Topraklarda Eşit ve Barış içinde Yaşamak Mümkün” başlıklı açıklamayı da karara dahil eden mahkeme, her iki açıklama dolayısı ile dönemin 11 Merkez Konseyi üyesine “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme” suçundan 2’şer kez 10’ar ay hapis cezası verilmesi karar verdi.

Biz hekimler olarak uyarmaya devam ediyoruz; Savaş, ayrımsız tahribat yapan, sakat bırakan, aç, açık bırakan,  yaşamı tehdit eden,  insan eli ile yaratılan en önemli halk sağlığı sorunudur. Her savaş, her kavga, her çatışma fiziksel, ruhsal, çevresel sorunlara neden olup, toplumsal yaşamımızda onarılmaz yaralar açmaktadır.

Yaşatmaya ant içmiş bir mesleğin mensupları olarak, yaşamı savunmanın, barış iklimine sahip çıkmanın birincil görevimiz olduğunu asla unutmayacağız. Savaştan korunmanın en sağlıklı yolu, adil, eşitlikçi, demokratik, özgür ve barışçıl bir yaşamı savunmak ve bunu kurmaktan geçer.  “SAVAŞA HAYIR, BARIŞ HEMEN ŞİMDİ”

Toplantı gündemine geçilerek; acil servislerde yaşanan sorunlar, acil çalışanlarının sorunları, acillerde azdırılmış talep ile tıkanma noktasına geldiği, I.basamak sağlık hizmetleri, asm, tsm, ilçe sağlık müdürlüklerin durumu, I.basamakta mesleki eğitim, atanamayan ve KHK ile görevden alınan meslektaşlarımızın durumu ile 22. Pratisyen Hekimlik Kongresi konuları ele alındı.

Pratisyen Hekimler Kolu, 1989 kuruluşu ile birlikte ülkemizde I.basamağın ayrı bir tıp disiplini olduğunu savunmuş ve kabul görmesini sağlamıştır. Ancak geldiğimiz nokta itibari ile Sağlıkta Dönüşüm Politikaları ile en çok saldırının alanımıza olduğu tespiti ile gerek Aile Hekimliği sisteminin giderek tıkandığı, sistemin çalışanlar açısından sorunlar yumağına döndüğü, acil servislerin adeta I.basamağın tedavi edici ayağına dönüştürülerek, sistemin yükünü taşıyan birer mekanizma haline getirildiği tespitlerimiz arasındadır.

Oda temsilcileri tarafından yapılan değerlendirmelerde, bölgelerde hekimlerin aşırı iş yükü ve antidemokratik baskıcı yönetimler nedeni ile pratisyen hekim komisyonlarına istenilen düzeyde katılım sağlayamadıkları, dolayısıyla 1.basamakta yaşanan sorunların yeterince görünür kılınamadığı tespiti yapıldı. Bunun için alternatiflerin üretilmesine karar verildi.

Acil Servislerin çalışanlar açısından sorunları;

Özlük Hakları;

  • Özel sektör acillerinde  çalışan pratisyen hekimlerin başta gelen sorunları, dayatılan güvencesiz çalışma ve sözleşmeler, kullandırılmayan yıllık izinler, resmi tatillerde çalıştırılırken emeklerinin karşılığının verilmemesi, kimi yerlerde karlılık meselesinde etik olmayan davranışlara zorlanma, baskıya ve şiddete maruz kalma..
  • Kamuda çalışanlarda yaşanan mobingler, hastaların triajında yöneticilerin baskısı, çok fazla hasta sayısı, şiddet olayların yoğunluğu, geçici görevlendirmeler, konsültasyon ihtiyacı durumunda muhatap bulamamak…
  • Her iki kurumda çalışanlar açısından mezuniyet sonrası eğitim eksiklikleri,
  • Tabip Odalarının Hekimler ile temasının arttırılmasının gerekliliği,

 olarak özetlendi.

                1.basamakta özetlenen sorunlar ise:

  • Bugün Aile Hekimi olarak görev yapmayı üstlenen 24 bin civarında hekimin %93 ü pratisyen hekimdir ve yıllardır sürdürülen özverili çalışmayı sürdürme gayretindedirler. Hâlbuki bugün gelinen noktada aile hekimliği sistemi çok sayıda sorunla devam etmektedir. Eşitsizlikler derinleşmiş, iş yükü artmıştır. Ücretler düşmekte, artan gelecek kaygısı ve şiddet olayları huzursuzluk yaratmaktadır. Sözleşmeli çalışma statüsü ve rekabet ortamı iş barışını ve iyi hekimlik değerlerini tehdit etmektedir.
  • Birinci basamakta koruyucu sağlık hizmetlerinin tek kurumdan sunumunu ortadan kaldırıp bunları ayrı ayrı kurumlara bölen, birinci basamak sağlık hizmeti sunumunda bölge temelli örgütlenmeyi bozan, ekip çalışmasını ortadan kaldıran, toplumun bütününü göz ardı ederek sağlık hizmeti sunumunu bireyselleştiren “Aile Hekimliği Uygulaması” gerçek birinci basamak sağlık hizmetine erişimi zorlaştırmaktadır.
  • Birinci basamak sağlık alanı hekimlerce tercih edilmemektedir. Hekim başı nüfusun düşürülmesi için sisteme sıfır nüfusla katılım yapmak zorunda bırakılan hekimlerin diğer hekimlerden nüfus alması beklenmektedir. Buna karşın dile getirilen sorunların çözümü için Bakanlık hiçbir girişim yapmamaktadır. Ancak biz biliyoruz ki sistem en başından beri kurgulandığı üzere aynı şekilde devam ettirilmektedir ve bu yüzden bir şey de yapılacağı yoktur. TTB PHK olarak Aile hekimliği sistemi için henüz daha proje aşamasında öngördüklerimiz ne yazık ki artık açıkça gerçeğe bürünmüştür. Aile Hekimliği Sistemine geçilirken, 100 bin nüfusa bir Toplum Sağlığı Merkezi planlanırken, bu gün geldiğimiz noktada nüfusu 30 binin altında kalan ilçelere TSM bulunmakta, diğer yerlere TSM ler kapatılmış, işleri ilçe müdürlüklerine devredilmiştir. Her iki kurumun da içi boşaltılmış ve bu gün iş göremeyecek duruma getirilmiştir
  • Bağışıklama hizmetleri, aşının üretiminden uygulanmasına kadar bütün süreçleriyle ve aşıyı uygulayan sağlık çalışanları ve sağlık kurumlarıyla bu hizmetin götürülmesi gereken hedef nüfusuyla bir bütün olarak örgütlenmesi ve yönetilmesi gereken bir süreçtir. Aşı reddi önemli bir sorundur. Başarılı bir bağışıklama hizmeti toplum katılımının ve etkin bir sağlık eğitiminin gerçekleştirildiği, bütüncül ve toplum tabanlı bir sağlık örgütlenmesi ile mümkündür Aşı reddi nedenleri ile birlikte bağışıklama önündeki tüm sebeplerle tek tek kararlılıkla mücadele etmek gerekir.

                Başta atanmayan hekimlerin durumu olmak üzere, KHK ile hiçbir hukuki dayanağı olmayan ihraçlar, zorlu bir eğitim sürecini tamamlayıp meslek hayatına atılması engellenen yeni mezun genç hekimlerin durumu ele alındı. Özellikle 2018 Kasım ayında başta TTB olmak üzere, bazı muhalefet partileri ile STK’larca yürütülen büyük mücadeleye rağmen kısmen iyileştirilerek çıkarılan kanuna dayanarak yeni mezun olup, gayri hukuki bir soruşturma neticesinde atanmayan meslektaşlarımız, 450 günü tamamlamalarına rağmen çalışma izni alamıyorlar. Ayrıca 450 günlük çalıştırılmama cezasının başlama tarihi meslektaşlarımızın mezuniyetleri değil de komisyonun ret kararı alma tarihi olarak belirlenmektedir. Bu da cezayı kimi meslektaşlarımız için iki katına çıkarmaktadır. PH Kolu olarak, hem hukuksuz bir şekilde ihraç edilen, hem de yeni mezun meslektaşlarımızın gayri hukuki bir şekilde çalışma imkânından mahrum bırakılmaları konusunu gündemde tutmaya ve konunun bir an önce çözüme kavuşturulması için çalışmalar sürdürme karalılığımız dile getirildi.

                22. Kongre hazırlıklarının başlatılmasına karar verilen toplantıda,  22. Kongrenin yine Hatay ili örneğindeki gibi farklı bir ilimizde yapılması ve her hekimin sponsorsuz katılabileceği minimum ücretlendirme politikamızın sürdürülmesi prensip olarak benimsenmiştir.  Yine kongrenin TTB içindeki paydaşları Pratisyen Hekimler Kolu ve TTB Genel Pratisyenlik Enstitüsü ile birlikte Aile Hekimliği Kolunun da yer alması konusundaki ısrarımızın sürdürülmesine karar verildi. Bu konuda çalışma yürütmek ve başkanlar kuruluna katılmak üzere kol başkanımız yetkilendirilmiştir.